Web günlüğüm ve ders notlarım…
Google’da günler bitmiyo, ÅŸimdi de Dünya Günü’nü öğrendik, sevgili google’a teÅŸekkür eder bu bilgi birikimini bizlere aşıladığı için minnetlerimizi bildirmeyi borç biliriz.
22 Nisan Dünya Günü, ilk olarak San Francisco’da 1969 yılında düzenlenen Ulusal UNESCO Dünya Konferansında John McConnell tarafından Dünyamızın yaşamı ve güzelliğini kutlayarak karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmek amacıyla bir Dünya Günü düzenlenmesi [...]
Google’da günler bitmiyo, ÅŸimdi de Dünya Günü’nü öğrendik, sevgili google’a teÅŸekkür eder bu bilgi birikimini bizlere aşıladığı için minnetlerimizi bildirmeyi borç biliriz.
22 Nisan Dünya Günü, ilk olarak San Francisco’da 1969 yılında düzenlenen Ulusal UNESCO Dünya Konferansında John McConnell tarafından Dünyamızın yaşamı ve güzelliğini kutlayarak karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmek amacıyla bir Dünya Günü düzenlenmesi fikri ile ortaya çıkmıştır.
John McConnell’in ilk önerdiÄŸi Dünya Günü kutlamaları için tarih ise ekinoks (gece ve gündüzün eÅŸit olduÄŸu) zamanı yani 21 Mart olmuÅŸtur. Daha sonra ise, çevre sorunlarına büyük bir kamuoyu ile tepki gösteren ilk hareket Wisconsin Senatörü Gaylord Nelson’un desteÄŸi ile 22 Nisan 1970 tarihinde ilk Dünya Günü kutlamaları olarak tarihe geçmiÅŸtir. Bu kutlamalara 20 milyon kiÅŸi katılmış, birçok konferanslar ve sempozyumlar düzenlenerek, çevre sorunlarına dikkat çekilerek ABD’nin ilk ‘Temiz Hava Yasası’ ve ‘Temiz Su Yasaları’ hazırlanmıştır.
In: Güncel
4 Nis 2010Avustralya kıyılarında karaya oturan Çin bandıralı bir gemideki yakıt sızıntısının, dünyanın en büyük mercan kayalıkları olarak bilinen Büyük Mercan Resifini (The Great Barrier Reef) tehdit ettiği bildirildi.
Queensland eyaleti sahil güvenlik yetkilileri, “Shen Neng 1″ adındaki kömür yüklü geminin gece saatlerinde ülkenin kuzeydoÄŸu kesimindeki mercan kayalıklarıyla Great Keppel adasının doÄŸu kesiminde karaya oturduÄŸunu, sabah saatlerinde ise [...]
In: Güncel
3 Nis 2010MuÄŸla’nın Fethiye ilçesinde duyanları aÄŸlatan bir dram yaÅŸandı. Zaman zaman iÅŸ bulup ÅŸoförlük yaparak ailesini geçindiren baba ile ev hanımı annenin 2 çocuklarına iyi eÄŸitim verdirme mücadelesi trajedi ile sonuçlandı. İki yıl önce 18 ve 20 yaÅŸlarındaki oÄŸullarının üniversiteye daha iyi hazırlanmaları için 2 bin TL karşılığında dershaneye gönderen SipahioÄŸlu Ailesi, parayı ödeyemeyince dershane yetkilileri [...]
MuÄŸla’nın Fethiye ilçesinde duyanları aÄŸlatan bir dram yaÅŸandı. Zaman zaman iÅŸ bulup ÅŸoförlük yaparak ailesini geçindiren baba ile ev hanımı annenin 2 çocuklarına iyi eÄŸitim verdirme mücadelesi trajedi ile sonuçlandı. İki yıl önce 18 ve 20 yaÅŸlarındaki oÄŸullarının üniversiteye daha iyi hazırlanmaları için 2 bin TL karşılığında dershaneye gönderen SipahioÄŸlu Ailesi, parayı ödeyemeyince dershane yetkilileri tarafından icraya verildi. Mal beyanında bulunup, parayı ödeyeceÄŸine dair taahhütname imzalayan anne Emine SipahioÄŸlu parayı ödeyemeyince 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. 2 ay önce cezaevine giren annesini kurtarmak için gerekli parayı bulamadığına üzülen 18 yaşındaki Soner Semih SipahioÄŸlu, dün gece evlerinin önündeki üzüm çardağında kendini asarak yaÅŸamına son verdi. Talihsiz gencin, “Bu duruma daha fazla dayanamayacağım. Beni affedin” diye not bıraktığı öğrenildi.
Yürekleri sızlatan olay şöyle geliÅŸti: 2008 yılında oÄŸulları 18 yaşındaki Soner Semih ve 20 yaşındaki Samet’in üniversite sınavlarına iyi hazırlanması amacıyla SipahioÄŸlu Ailesi Fethiye’deki bir dershane ile 2 bin TL karşılığında anlaÅŸtı. Ancak, aralıklarla iÅŸ bulup ÅŸoförlük yapan baba Mustafa SipahioÄŸlu ile ev hanımı Emine SipahioÄŸlu bir türlü borçlarını ödeyecek parayı temin edemedi.
Dershane yetkilileri aradan geçen süre içinde alacaklarını tahsil edemeyince SipahioÄŸlu Ailesi’ni icraya verdi. Anne Emine SipahioÄŸlu, İcra Müdürlüğü’ne giderek mal beyanında bulundu ve parayı taksitle ödeyeceÄŸine dair taahhütname imzaladı. Ancak aile icra ve avukat masraflarıyla birlikte 5 bin 250 TL’ye ulaÅŸan borcu ödeyemedi. Özellikle EÄŸitimciler Okuyun
In: Güncel
3 Nis 2010Türkiye’nin en güzel kızı Ankara’dan çıkmış, kentimizin kıymetini bilelim, Melih Gökçek’in politikaları sonucu kentimizden Türkiye güzeli de çıktı. Ne yapardık Kızılırmak’tan habersiz ÅŸebekeye sular verilmeseydi, bütün bu güzel ÅŸeyleri kendisine borçluyuz.
Yarışmaya Ankara’dan katılan Memiç, tacını geçen yılın güzeli Ebru Şam’dan devraldı. Türkiye’nin en güzel kızı unvanını kazanan Memiç Türkiye’yi Dünya Güzellik Yarışmasında temsil edecek, Melih [...]
Türkiye’nin en güzel kızı Ankara’dan çıkmış, kentimizin kıymetini bilelim, Melih Gökçek’in politikaları sonucu kentimizden Türkiye güzeli de çıktı. Ne yapardık Kızılırmak’tan habersiz ÅŸebekeye sular verilmeseydi, bütün bu güzel ÅŸeyleri kendisine borçluyuz.
In: Sinema/Belgesel
3 Nis 2010Bilmeyenler için bir açıklama borçlu kalmayalım, wikipedia’dan alıntılanan kısmı, Woody Allen ve Hayatı kısaca aÅŸÅŸağıda satırlanmıştır.
Gerçek adı Allen Stewart Konigsberg olan Woody Allen, 1935 yılında Brooklyn’in düşük – orta sınıflı bir bölgesinde, Ortodoks Yahudi bir ailede dünyaya geldi. Sürekli iÅŸ deÄŸiÅŸtiren bir babası, çiçekçi dükkânındaki kitaplardan sorumlu bir annesi ve bir kız kardeÅŸi vardı.
İlk kez [...]
Bilmeyenler için bir açıklama borçlu kalmayalım, wikipedia’dan alıntılanan kısmı, Woody Allen ve Hayatı kısaca aÅŸÅŸağıda satırlanmıştır.
In: Åžiir/Åžair
3 Nis 2010Gitmek gezmek istediÄŸim iki yer, Mardin ve Tunceli, ÅŸimdilik Tunceli’de biraz gezelim Ahmet Aslan bizi biraz gezdirsin
Gitmek gezmek istediÄŸim iki yer, Mardin ve Tunceli, ÅŸimdilik Tunceli’de biraz gezelim Ahmet Aslan bizi biraz gezdirsin ![]()
In: Åžiir/Åžair
3 Nis 2010Sıkıldım Youtube’dan ÅŸarkı dinliyorum, sıkıcı bir cumartesi hava da kararsız yaÄŸsam mı güneÅŸ mi açsam.. Ben de kararsız kaldım ne yapacağım, nasıl bir günü kurban edeceÄŸim… bakalım nolcek…
Sıkıldım Youtube’dan ÅŸarkı dinliyorum, sıkıcı bir cumartesi hava da kararsız yaÄŸsam mı güneÅŸ mi açsam.. Ben de kararsız kaldım ne yapacağım, nasıl bir günü kurban edeceÄŸim… bakalım nolcek…
In: Spor
3 Nis 2010BeÅŸiktaÅŸ’ın Ankaragücü ile berabere kalması mevzubahsi ve Sergen Yalçın’ın köşe yazısı.
Vay bana vaylar bana!
Herhalde yazının başlığı oyunun genelini özetlemeye yetiyordur. Beşiktaş için yoklarla dolu bir gece. Oyunun hiçbir bölümünde ve hiçbir bölgesinde rakibine herhangi bir üstünlük kuramayan Beşiktaş, 90 dakikanın bitiminde de sahadan bir puanla ayrılmak zorunda kaldı. Aslında maçı seyrederken hangi takımın şampiyonluğa [...]
BeÅŸiktaÅŸ’ın Ankaragücü ile berabere kalması mevzubahsi ve Sergen Yalçın’ın köşe yazısı.
Vay bana vaylar bana!
Herhalde yazının baÅŸlığı oyunun genelini özetlemeye yetiyordur. BeÅŸiktaÅŸ için yoklarla dolu bir gece. Oyunun hiçbir bölümünde ve hiçbir bölgesinde rakibine herhangi bir üstünlük kuramayan BeÅŸiktaÅŸ, 90 dakikanın bitiminde de sahadan bir puanla ayrılmak zorunda kaldı. Aslında maçı seyrederken hangi takımın ÅŸampiyonluÄŸa oynadığını anlamak biraz zordu. Çünkü gerçekten iki santrforu Vittek ile Vassell’i çok iyi kullanan ve orta sahada kaptığı topları çok çabuk ileri gönderen bir Ankaragücü. Buna karşılık veremeyen bir BeÅŸiktaÅŸ orta sahası ve hücum oyuncuları.
Tello ve Ernst çok arandı
Ben BeÅŸiktaÅŸ takımının orta sahası ve hücum hattının bu kadar verimsiz oynadığını ilk kez görüyorum. Tabi orta sahanın kötü olduÄŸunu anlamak zor deÄŸil. UÄŸur İnceman ve Necip’in oyundan alınması durumun ne kadar kötü olduÄŸunu gösteriyordu. BeÅŸiktaÅŸ takımı her iki kanadı ve özellikle Bobo’nun olduÄŸu alanı hiçbir ÅŸekilde kullanamadı. Orta sahada Necip’in arkası dönükken aldığı ve rakibe kaptırdığı toplar Kartal’ı çok büyük sıkıntıya soktu. Allah’tan Ankaragücü bunları iyi deÄŸerlendiremedi, bu da BeÅŸiktaÅŸ’ın ÅŸansıydı. devam Sergen
In: Güncel
1 Nis 2010Bir doÄŸum günü mesajı daha…Bu sefer Danimarkalı bir masal ustası, Hans Christian Andersen‘ 2 Nisan 1805′de doÄŸdu, 4 AÄŸustos 1875′de vefat etti…
Oyun, roman, şiir, gezi kitabı ve biyografi yazarı asıl ününü yazdığı çocuk masalları ile kazandı.
Peki Kimdir, Hayatı nasıl seyretmiştir, daha yakından bakalım wikipedia alıntılarıyla,
2 Nisan 1805′te bir ayakkabıcının tek oÄŸlu olarak dünyaya geldi. 11 [...]
Bir doÄŸum günü mesajı daha…Bu sefer Danimarkalı bir masal ustası, Hans Christian Andersen‘ 2 Nisan 1805′de doÄŸdu, 4 AÄŸustos 1875′de vefat etti…
Oyun, roman, şiir, gezi kitabı ve biyografi yazarı asıl ününü yazdığı çocuk masalları ile kazandı.
Peki Kimdir, Hayatı nasıl seyretmiştir, daha yakından bakalım wikipedia alıntılarıyla,![]()
2 Nisan 1805′te bir ayakkabıcının tek oÄŸlu olarak dünyaya geldi. 11 yaşındayken babasının ölmesi üzerine okulu bıraktı ve annesiyle birlikte temizlikçi ve çamaşırcı olarak çalışmaya baÅŸladı. 1819′da tiyatro oyuncusu olmak ümidiyle gittiÄŸi Kopenhag’da baÅŸarılı olmadı ve 1828′de Kopenhag Üniversitesi’ne girdi.
1829′da ilk önemli yapıtı sayılan “Holmen Kanalından Amager Adasının DoÄŸu Ucuna Bir Yürüyüş”‘ü yayımladı. Almanya, Fransa, İtalya, Türkiye ve İngiltere’ye geziler yaptı ve yolculuklarından gezi kitaplarına birçok malzeme çıkardı. Oyun yazarlığındaki baÅŸarısız giriÅŸimlerinden sonra köleliÄŸin kötülüklerini anlattığı “Mulatten” (1840) ile dikkat çekti. “DoÄŸaçlamacı” (Improvisatoren, 1835) ve “İki Barones” (De to Baronnesser, 1847) romanlarından en tanınmışlarıdır. devamı
İnternette çok vakit harcamak çağın büyük problemlerinden birisi kanımca, ben de bu hastalığa yakalanmış birisi olarak madem bu kadar vakit harcıyorum, ileride nelerle ilgilenmişim, nasil vakit öldürmüş ve heba etmişim yılları diye hayıflanmak adına yapılandırılmış bir internet sayfası oluşturmak istedim. Bu internet alanı kişisel ilgi ve gereksiz birikimlerin toplanmasında kullanılmaktadır.