Arşiv Zamanı Mayıs, 2010

Çok değerli hocam Sayın Selim Aslantaş sayesinde müziğini tınısını halkının haykırışlarını işitme fırsatı bulabildiğim kişidir. Malesef çok fazla bilgi verme şansım yok; yine de wikipedia’dan alıntı yapıp bir de şarkı ile tamamlayalım, hocama sevgilerimi sunuyorum“muhterem” derdi hep bize özletti kendisini
Şaban Bayramoviç (Šaban Bajramović), (d. 16 Nisan 1936 Niş-Yugoslavya, ö. 8 Haziran 2008 Niş-Sırbistan). [...]

Çok değerli hocam Sayın Selim Aslantaş sayesinde müziğini tınısını halkının haykırışlarını işitme fırsatı bulabildiğim kişidir. Malesef çok fazla bilgi verme şansım yok; yine de wikipedia’dan alıntı yapıp bir de şarkı ile tamamlayalım, hocama sevgilerimi sunuyorum“muhterem” derdi hep bize özletti kendisini :)

Şaban Bayramoviç (Šaban Bajramović), (d. 16 Nisan 1936 Niş-Yugoslavya, ö. 8 Haziran 2008 Niş-Sırbistan). Balkanların Roman müziğinin kralı olarak anılır.
Hayatı hakkında yazılı kayıtlar ve bilinenler çok kısıtlıdır. Kısa bir süre ilkokulda eğitim görmüş, 19 yaşında askere alınmış fakat bir kız yüzünden askerden kaçmıştır. Yakalandığında Goli Otok hapishanesine konulmuş ve önce 3 yıl, ardından 5,5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Mahkûmiyet yıllarında kara panter lakabıyla kalecilik yapmıştır. Hapishanede müzik kariyerinde ona temel hazırlayacak olan müzik çalışmalarına başlamış ayrıca pek çok sayıda kitap okumuştur. Kendi deyimiyle Goli Otok onun hayat üniversitesi olmuştur.
Hapishaneden çıktığında profesyonel müzik kariyerine başladı. Kariyerinin başından bugüne 20′den fazla plak ve 50′den fazla single çıkarmıştır. Bunun yanında 650 bestesi olduğu bilinmektedir. Kurduğu Black Mamba gurubu ile dünyanın yarısını dolaşmış, yaptığı Roman müziği sayesinde Nehru ve Indira Gandi tarafından ülkelerine davet edilmiş, Yugoslavya devlet başkanı Tito tarafındanda pek çok kez şereflendirlmiştir.
Šaban Bajramović ayrıca G. Paskaljevic ve Emir Kusturica’nın filmlerinde de rol almıştır. Son zamanlarda en ses getiren çalışmalarını Goran Bregovic ve Mostar Sevdah Reunion ile gerçekleştirmiştir.

Tamamı için lütfen wikipedia’yı ziyaret ediniz.
Güzel bir Saban Bajramovic eseri…Ne acı çekmiş, ne karışık bir coğrafyadır bu Balkanlar…hani ortadoğuyu anladım biraz ama bu Balkan halklarının acıları dinsin artık.

Devam….

lost final çözümlemesi
—- büyük resim —-
* aslında ilk zamanlarda adaylık filan yok. o rahatsız kadın sıradan insanları ışıktan uzak tutuyor sadece. ne zaman ki jacob kardeşini o kuyuda öldürüp black smoke’a dönüşmesini sağlıyor işte o zaman başlıyor adaylık işi… işık korunmaya o zaman ihtiyaç duyuyor. jacob da başlıyor adaya adam toplamaya…
* ilk getirilenler black rock [...]

lost final çözümlemesi

—- büyük resim —-

* aslında ilk zamanlarda adaylık filan yok. o rahatsız kadın sıradan insanları ışıktan uzak tutuyor sadece. ne zaman ki jacob kardeşini o kuyuda öldürüp black smoke’a dönüşmesini sağlıyor işte o zaman başlıyor adaylık işi… işık korunmaya o zaman ihtiyaç duyuyor. jacob da başlıyor adaya adam toplamaya…

* ilk getirilenler black rock ekibi…black smoke tarafından çatır çatır öldürülüyor çoğu. geriye kalıyor ricardo. onu kullanarak jacob’ı öldürmeye çalışıyor mib… bu henüz ilk denemesi ve büyük bir dezavantaja dönüşüyor. jacob richard’ı ikna ederek yardımcısı olmasını sağlıyor. böylece adaya getirdiği insanları mib’e karşı uyarabiliyor.

* black rock’tan kalmış olan bir avuç insan bizim others olarak bildiklerimizi oluşuturuyor. (hatırlarsanız hepsi ingiliz aksanıyla konuşuyordu). richard onlara göz kulak olsun diye jacob tarafından görevlendiriliyor.

* abd askerleri adayı bulur. işığın korunması gerektiğini hatırlıyor jacob ve others’ı askerlerin üzerine salıyor. askerlerden others’a katılanlar oluyor. (bazılarının taşıdığı ordu çakıları vs…)

* dharma adaya gelir…others ile aralarında savaş çıkıyor. sebebi ise; gelişmiş teknolojileriyle ışığın kaynağını bulmaya en yakın olanlar olmaları. hatta buluyorlar da… swan istasyonunu kuruyorlar üstüne(veya yanına). (istasyonun önünden akan küçük suyu hatırlarsınız…)

* richard, jacob; benjamin ise richard tarafından ikna edilerek dharma adadan siliniyor. others çadırda yaşamak yerine dharma’nın yaptığı barakalarda yaşamayı tercih ediyor. bir süre sonra aile hayatı vs şeyler nedeniyle adaya olan görevlerini 2. plana atıyorlar. bu sıralarda da “bir şekilde” çocuk doğurup aile kurmaları engelleniyor. fakat bu others’ı yıldırmıyor jacob’a karşı cephe alıyorlar neredeyse. adaya doğum uzmanı getirerek sorunu düzeltmeye uğraşıyorlar…(hikayenin en kilit kısmı zaten burası) Devam et

Troyka’nın sırrı  ( Ahu Özyurt )

Haftasonu yapılan CHP Kurultay’ı ve Kemal Kılıçdaroğlu hakkında o kadar cok şey yazılıp çizildi ki çok sıkıldığınıza eminim. Ben biraz daha farklı birşeyler anlatmaya çalışacağım.
Ankara gazetecileri, sevgili arkadaşlarım meğer o kadar özlemişler ki kulis haberi yapmayı..Onları mesleki heyecan içinde görmek bile iyi geldi.
Yıllardır uçak vakanüvisligi ile “Başbakanın danışmanı şu [...]

Troyka’nın sırrı  ( Ahu Özyurt )

Haftasonu yapılan CHP Kurultay’ı ve Kemal Kılıçdaroğlu hakkında o kadar cok şey yazılıp çizildi ki çok sıkıldığınıza eminim. Ben biraz daha farklı birşeyler anlatmaya çalışacağım.

Ankara gazetecileri, sevgili arkadaşlarım meğer o kadar özlemişler ki kulis haberi yapmayı..Onları mesleki heyecan içinde görmek bile iyi geldi.

Yıllardır uçak vakanüvisligi ile “Başbakanın danışmanı şu haberi beğenmemiş” korkusu arasında yorulduklarından olsa gerek, CHP’deki liste kavgalarını, kimin diğerinin üstünü çizdiği haberlerini bile zevkle okutmayı başarttılar. Kurultayda çok hırpalandılar, çok yoruldular ama çok da iyi gazetecilik yaptılar.

Kısaca Kılıçdaoğlu-Tekin-Sav üçlüsünün arasındaki dinamikleri çözmeye çalıştım.

Bakalım doğru çözebilmiş miyim?

Gürsel Tekin, Önder Sav’in desteği olmasa Kılıçdaroğlu için teşkilatların ikna edilemeyebileceğini, bir gecede 70 kusur il başkanının dönmeyeceğini öğrendi.

Önder Sav, Gürsel Tekin ve ekibi olmasa o salonun o heyecanın oluşmayacağı, sokağın partiyi bu kadar bağrına basmayacağını anladı.

Ve Sav da Tekin de aslında dipten gelen dalganın ikisinin de üzerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nu ittiğini, bu dalgaya direnmenin ya da o dalganın arkasından pazarlık etmenin mümkün olmadığını gördü.

Kemal Kılıçdaroğlu da bu iki ismin güçlerinden faydalanmayı, zaaflarını örtmeyi çok iyi bildi. Dersini iyi çalışmıştı. Kime ne yaptırabileceğini gösterdi. “Bunlar beni yer” demedi. “Ben bunlardan güç alırım, hatta gerekirse biraz da rekabet ettiririm” diye düşündü.

Abraham Lincoln, Amerikan İç Savaşı’nı kazanmak için en büyük rakiplerini kabinesine aldı. Bunu anlatan kitabın adı bile anlamlı. Team of Rivals. Rakipler takımı.

Barack Obama, iki en dişli ve onu eksik gören rakibini Hillary Clinton ve Joe Biden’i kampanyasına katıp seçim kazandı.

Benzeri bir yapıyı, Mustafa Kemal, İsmet Paşa ve Fevzi Çakmak ile kurdu.

Troyka’nın sırrı burada. Zordur. Ama bir de doğru işlerse CHP için yepyeni bir dönem başlayabilir.

Kaynak


Blog Hakkında

İnternette çok vakit harcamak çağın büyük problemlerinden birisi kanımca, ben de bu hastalığa yakalanmış birisi olarak madem bu kadar vakit harcıyorum, ileride nelerle ilgilenmişim, nasil vakit öldürmüş ve heba etmişim yılları diye hayıflanmak adına yapılandırılmış bir internet sayfası oluşturmak istedim. Bu internet alanı kişisel ilgi ve gereksiz birikimlerin toplanmasında kullanılmaktadır.

Görsel Öğeler

    atatürk

Takvim

Mayıs 2010
PtsSalÇarPerCumCtsPaz
« Nis Haz »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31 
Get Adobe Flash player