Web günlüğüm ve ders notlarım…
In: Güncel
5 Tem 2010Rakı’nın gözünü seveyim… 3 Gündür dünya çok acayip yörüngelere sapmış vaziyette. Anlatmaya kalksam klavyenin tuşları iflas eder. Şu kadarını anlatayım üç günün içinde beni en çok yaralayan kısmını : Yengemin akrabalarının düğünü vesilesiyle dayım kaptığı gibi beni soluğu Balâ’da aldık. Dayım da çok kalender insandır. Düğün vs sebeplerden dolayı köyün temiz havasında mübarek cuma’dan pazar [...]
Rakı’nın gözünü seveyim… 3 Gündür dünya çok acayip yörüngelere sapmış vaziyette. Anlatmaya kalksam klavyenin tuşları iflas eder. Şu kadarını anlatayım üç günün içinde beni en çok yaralayan kısmını : Yengemin akrabalarının düğünü vesilesiyle dayım kaptığı gibi beni soluğu Balâ’da aldık. Dayım da çok kalender insandır. Düğün vs sebeplerden dolayı köyün temiz havasında mübarek cuma’dan pazar gecesine kadar alkolün dibine battık. Öyle bir batma ki kapıya 8 de rakıı rakkı diye dayanan insanlar tanıdım. Şaban abi kastettiğim. Mükemmel bir insan ama hayat insanı ne zaman neyle karşılaştıracağını kestiremiyor. Bu arada Şaban abi iki kardeşini kaybetmiş, deli gibi aşık olduğu bir yari varken de yengesiyle evli buluvermiş kendini.
Köy ahalisi işte. Cahilliğin daniskası ne dersen de. Öyle bir felaket ki ne yazsam eksik kalır. Sabahın 8 ‘inde rakı içmeye niyetlenmiş bir insan işte. Üstelik geceden zil zurna içmişken sabah uyanmadan rakıyı aramış.
Tabi ben ayılamadığım için sabah vaktinden eşlik edemedim ama sofralarında boy gösterdim yine de. Sağolsunlar sevip benimsediler beni. Herkesin bir derdi var işte. Şaban abi öyle bir girdi ki mevzuya kendi dertlerimi unuttum. Aksam olunca yine sağolsun bu aralar sıkı dostum rakı hatırlattı bana dertlerimi.
O dertlerime sesleniyorum gör de neler var hayatta. Gül eğlen hayatını yaşa, yarın başına ne çoraplar örüleceği belli olmuyor. Artık eğlenceni, mutluluğunu nerde buluyosan oraya git. Ama benden öte dur. Bir de kendini kullandırma artık insanlara yakısmıyor senin gibi melek yüzlü bir şeytana.
In: Güncel
30 Haz 2010- bu koydu işte
emre aydın – son defa | izlesene.com
- bu koydu işte
In: Güncel
25 Haz 2010Behlül tıkınırken
Bihter kız bu ne hal ? Yavru mu vercen yoksa sen )
In: Güncel
23 Haz 2010Wimbledon’da temsilcimiz Marsel İlhan elendi fakat onlardan önce başlayan bir maç hala bitmedi
Bu adamlar ne yiyip ne içiyor hemen öğrenmem lazım. Fazla uzatmayayım, Marsel’in maçı bittikten sonra spor yapmaya çıktım. Ter kan içinde eve dönüp duşa attım kendimi. Gözüm karardı o kadar yorumuşum fazla da bir şey yememiştim. Tabiatiyle şeker düştü sanırım [...]
Wimbledon’da temsilcimiz Marsel İlhan elendi fakat onlardan önce başlayan bir maç hala bitmedi ![]()
Bu adamlar ne yiyip ne içiyor hemen öğrenmem lazım. Fazla uzatmayayım, Marsel’in maçı bittikten sonra spor yapmaya çıktım. Ter kan içinde eve dönüp duşa attım kendimi. Gözüm karardı o kadar yorumuşum fazla da bir şey yememiştim. Tabiatiyle şeker düştü sanırım
neyse ben iyim. Fakat Isner ve Mahut hala oynamaya devam ediyor. Üstelik maç hala bitmedi. Ben şimdi spor mu yapmış oldum; yok öyle değil ise bu adamların yaptığı ney. Detaylar NTVSpor’dan :

Tenis tarihinin en uzun maçına Wimbledon ev sahipliği yaptı. NTV SPOR ve HD-en’den yayınlanan Wimbledon Tenis Turnuvası’na 1. turda yapılan bir maç damgasını vurdu ve tarihe geçti.28 FotoğrafFotoğraf Galerisi
Wimbledon 1.tur maçında karşılaşan John Isner ve Nicolas Mahut arasında oynanan karşılaşma tenis tarihinin en uzun maçı olarak tarihe geçti. İşin ilginç yanı Salı günü başlayan maç Çarşamba da bitmedi. Bu farklı mücadeleye Perşembe günü devam edilecek. Maç yaklaşık 10 saatten beri oynanıyor ve bitmek de bilmiyor.
Tarihe geçen maçın ilk setini 6-4 Isner kazandı. 2 ve 3. setleri 6-3 ve 7-6 kazanan Mahut setlerde 2-1 öne geçti. Isner 4. seti 7-6 alarak skoru 2-2′ye getirdi. Karşılaşmanın 5. setinde oyunlar 6-6 olunca, kural gereği “Tie-break” uygulanmaması nedeniyle, taraflardan biri oyunlarda 2 farklı öne geçene kadar sete devam edildi.
Eski rekor Fransa Açık’ta 2004′te iki Fransız tenisçi Fabrice Santoro ile Arnaud Clement arasında oynanan maçta kırılmış, 3 saat 33 dakika süren maçı 3-2 Santoro kazanmıştı.
In: Güncel
14 Haz 2010Son zamanlarda izlediğim en etkileyici film…İzlemenizi tavsiye ederim.
Oyuncu
Rol
Robert Pattinson
Tyler
Emilie de Ravin
Ally Craig
Pierce Brosnan
Charles
Chris Cooper
Neil Craig
Martha Plimpton
Helen Craig
Lena Olin
Diane Hirsch
Ruby Jerins
Caroline Hawkins
Peyton List
Samantha
Meghan Markle
Megan
Tate Ellington
Aidan Hall
Amy Rosoff
Ally’s Friend
Gregory Jbara
Les Hirsch
Morgan Turner
Jessica
Justin Grace
Matthews
Suzanne Hayes
Art Teacher
Yönetmen
Allen Coulter
Senaryo
Will Fetters
Görüntü Yönetmeni
Jonathan Freeman
Müzik
Marcelo Zarvos
Türkçe Adı
Beni Unutma
Gösterim Tarihi
30 Nisan 2010
Resmi Site
Official site
Yapım : 2010
Tür : Dram, Romantik
Son zamanlarda izlediğim en etkileyici film…İzlemenizi tavsiye ederim.
| Oyuncu | Rol |
| Robert Pattinson | Tyler |
| Emilie de Ravin | Ally Craig |
| Pierce Brosnan | Charles |
| Chris Cooper | Neil Craig |
| Martha Plimpton | Helen Craig |
| Lena Olin | Diane Hirsch |
| Ruby Jerins | Caroline Hawkins |
| Peyton List | Samantha |
| Meghan Markle | Megan |
| Tate Ellington | Aidan Hall |
| Amy Rosoff | Ally’s Friend |
| Gregory Jbara | Les Hirsch |
| Morgan Turner | Jessica |
| Justin Grace | Matthews |
| Suzanne Hayes | Art Teacher |
Yönetmen
Allen Coulter
Senaryo
Will Fetters
Görüntü Yönetmeni
Jonathan Freeman
Müzik
Marcelo Zarvos
Türkçe Adı
Beni Unutma
Gösterim Tarihi
30 Nisan 2010
Resmi Site
Official site
Yapım : 2010
Tür : Dram, Romantik Devam et
In: Güncel
26 May 2010Troyka’nın sırrı ( Ahu Özyurt )
Haftasonu yapılan CHP Kurultay’ı ve Kemal Kılıçdaroğlu hakkında o kadar cok şey yazılıp çizildi ki çok sıkıldığınıza eminim. Ben biraz daha farklı birşeyler anlatmaya çalışacağım.
Ankara gazetecileri, sevgili arkadaşlarım meğer o kadar özlemişler ki kulis haberi yapmayı..Onları mesleki heyecan içinde görmek bile iyi geldi.
Yıllardır uçak vakanüvisligi ile “Başbakanın danışmanı şu [...]
Haftasonu yapılan CHP Kurultay’ı ve Kemal Kılıçdaroğlu hakkında o kadar cok şey yazılıp çizildi ki çok sıkıldığınıza eminim. Ben biraz daha farklı birşeyler anlatmaya çalışacağım.
Ankara gazetecileri, sevgili arkadaşlarım meğer o kadar özlemişler ki kulis haberi yapmayı..Onları mesleki heyecan içinde görmek bile iyi geldi.
Yıllardır uçak vakanüvisligi ile “Başbakanın danışmanı şu haberi beğenmemiş” korkusu arasında yorulduklarından olsa gerek, CHP’deki liste kavgalarını, kimin diğerinin üstünü çizdiği haberlerini bile zevkle okutmayı başarttılar. Kurultayda çok hırpalandılar, çok yoruldular ama çok da iyi gazetecilik yaptılar.
Kısaca Kılıçdaoğlu-Tekin-Sav üçlüsünün arasındaki dinamikleri çözmeye çalıştım.
Bakalım doğru çözebilmiş miyim?
Gürsel Tekin, Önder Sav’in desteği olmasa Kılıçdaroğlu için teşkilatların ikna edilemeyebileceğini, bir gecede 70 kusur il başkanının dönmeyeceğini öğrendi.
Önder Sav, Gürsel Tekin ve ekibi olmasa o salonun o heyecanın oluşmayacağı, sokağın partiyi bu kadar bağrına basmayacağını anladı.
Ve Sav da Tekin de aslında dipten gelen dalganın ikisinin de üzerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nu ittiğini, bu dalgaya direnmenin ya da o dalganın arkasından pazarlık etmenin mümkün olmadığını gördü.
Kemal Kılıçdaroğlu da bu iki ismin güçlerinden faydalanmayı, zaaflarını örtmeyi çok iyi bildi. Dersini iyi çalışmıştı. Kime ne yaptırabileceğini gösterdi. “Bunlar beni yer” demedi. “Ben bunlardan güç alırım, hatta gerekirse biraz da rekabet ettiririm” diye düşündü.
Abraham Lincoln, Amerikan İç Savaşı’nı kazanmak için en büyük rakiplerini kabinesine aldı. Bunu anlatan kitabın adı bile anlamlı. Team of Rivals. Rakipler takımı.
Barack Obama, iki en dişli ve onu eksik gören rakibini Hillary Clinton ve Joe Biden’i kampanyasına katıp seçim kazandı.
Benzeri bir yapıyı, Mustafa Kemal, İsmet Paşa ve Fevzi Çakmak ile kurdu.
Troyka’nın sırrı burada. Zordur. Ama bir de doğru işlerse CHP için yepyeni bir dönem başlayabilir.
Google’da günler bitmiyo, şimdi de Dünya Günü’nü öğrendik, sevgili google’a teşekkür eder bu bilgi birikimini bizlere aşıladığı için minnetlerimizi bildirmeyi borç biliriz.
22 Nisan Dünya Günü, ilk olarak San Francisco’da 1969 yılında düzenlenen Ulusal UNESCO Dünya Konferansında John McConnell tarafından Dünyamızın yaşamı ve güzelliğini kutlayarak karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmek amacıyla bir Dünya Günü düzenlenmesi [...]
Google’da günler bitmiyo, şimdi de Dünya Günü’nü öğrendik, sevgili google’a teşekkür eder bu bilgi birikimini bizlere aşıladığı için minnetlerimizi bildirmeyi borç biliriz.
22 Nisan Dünya Günü, ilk olarak San Francisco’da 1969 yılında düzenlenen Ulusal UNESCO Dünya Konferansında John McConnell tarafından Dünyamızın yaşamı ve güzelliğini kutlayarak karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmek amacıyla bir Dünya Günü düzenlenmesi fikri ile ortaya çıkmıştır.
John McConnell’in ilk önerdiği Dünya Günü kutlamaları için tarih ise ekinoks (gece ve gündüzün eşit olduğu) zamanı yani 21 Mart olmuştur. Daha sonra ise, çevre sorunlarına büyük bir kamuoyu ile tepki gösteren ilk hareket Wisconsin Senatörü Gaylord Nelson’un desteği ile 22 Nisan 1970 tarihinde ilk Dünya Günü kutlamaları olarak tarihe geçmiştir. Bu kutlamalara 20 milyon kişi katılmış, birçok konferanslar ve sempozyumlar düzenlenerek, çevre sorunlarına dikkat çekilerek ABD’nin ilk ‘Temiz Hava Yasası’ ve ‘Temiz Su Yasaları’ hazırlanmıştır.
In: Güncel
4 Nis 2010Avustralya kıyılarında karaya oturan Çin bandıralı bir gemideki yakıt sızıntısının, dünyanın en büyük mercan kayalıkları olarak bilinen Büyük Mercan Resifini (The Great Barrier Reef) tehdit ettiği bildirildi.
Queensland eyaleti sahil güvenlik yetkilileri, “Shen Neng 1″ adındaki kömür yüklü geminin gece saatlerinde ülkenin kuzeydoğu kesimindeki mercan kayalıklarıyla Great Keppel adasının doğu kesiminde karaya oturduğunu, sabah saatlerinde ise [...]
In: Güncel
3 Nis 2010Muğla’nın Fethiye ilçesinde duyanları ağlatan bir dram yaşandı. Zaman zaman iş bulup şoförlük yaparak ailesini geçindiren baba ile ev hanımı annenin 2 çocuklarına iyi eğitim verdirme mücadelesi trajedi ile sonuçlandı. İki yıl önce 18 ve 20 yaşlarındaki oğullarının üniversiteye daha iyi hazırlanmaları için 2 bin TL karşılığında dershaneye gönderen Sipahioğlu Ailesi, parayı ödeyemeyince dershane yetkilileri [...]
Muğla’nın Fethiye ilçesinde duyanları ağlatan bir dram yaşandı. Zaman zaman iş bulup şoförlük yaparak ailesini geçindiren baba ile ev hanımı annenin 2 çocuklarına iyi eğitim verdirme mücadelesi trajedi ile sonuçlandı. İki yıl önce 18 ve 20 yaşlarındaki oğullarının üniversiteye daha iyi hazırlanmaları için 2 bin TL karşılığında dershaneye gönderen Sipahioğlu Ailesi, parayı ödeyemeyince dershane yetkilileri tarafından icraya verildi. Mal beyanında bulunup, parayı ödeyeceğine dair taahhütname imzalayan anne Emine Sipahioğlu parayı ödeyemeyince 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. 2 ay önce cezaevine giren annesini kurtarmak için gerekli parayı bulamadığına üzülen 18 yaşındaki Soner Semih Sipahioğlu, dün gece evlerinin önündeki üzüm çardağında kendini asarak yaşamına son verdi. Talihsiz gencin, “Bu duruma daha fazla dayanamayacağım. Beni affedin” diye not bıraktığı öğrenildi.
Yürekleri sızlatan olay şöyle gelişti: 2008 yılında oğulları 18 yaşındaki Soner Semih ve 20 yaşındaki Samet’in üniversite sınavlarına iyi hazırlanması amacıyla Sipahioğlu Ailesi Fethiye’deki bir dershane ile 2 bin TL karşılığında anlaştı. Ancak, aralıklarla iş bulup şoförlük yapan baba Mustafa Sipahioğlu ile ev hanımı Emine Sipahioğlu bir türlü borçlarını ödeyecek parayı temin edemedi.
Dershane yetkilileri aradan geçen süre içinde alacaklarını tahsil edemeyince Sipahioğlu Ailesi’ni icraya verdi. Anne Emine Sipahioğlu, İcra Müdürlüğü’ne giderek mal beyanında bulundu ve parayı taksitle ödeyeceğine dair taahhütname imzaladı. Ancak aile icra ve avukat masraflarıyla birlikte 5 bin 250 TL’ye ulaşan borcu ödeyemedi. Özellikle Eğitimciler Okuyun
In: Güncel
3 Nis 2010Türkiye’nin en güzel kızı Ankara’dan çıkmış, kentimizin kıymetini bilelim, Melih Gökçek’in politikaları sonucu kentimizden Türkiye güzeli de çıktı. Ne yapardık Kızılırmak’tan habersiz şebekeye sular verilmeseydi, bütün bu güzel şeyleri kendisine borçluyuz.
Yarışmaya Ankara’dan katılan Memiç, tacını geçen yılın güzeli Ebru Şam’dan devraldı. Türkiye’nin en güzel kızı unvanını kazanan Memiç Türkiye’yi Dünya Güzellik Yarışmasında temsil edecek, Melih [...]
Türkiye’nin en güzel kızı Ankara’dan çıkmış, kentimizin kıymetini bilelim, Melih Gökçek’in politikaları sonucu kentimizden Türkiye güzeli de çıktı. Ne yapardık Kızılırmak’tan habersiz şebekeye sular verilmeseydi, bütün bu güzel şeyleri kendisine borçluyuz.
İnternette çok vakit harcamak çağın büyük problemlerinden birisi kanımca, ben de bu hastalığa yakalanmış birisi olarak madem bu kadar vakit harcıyorum, ileride nelerle ilgilenmişim, nasil vakit öldürmüş ve heba etmişim yılları diye hayıflanmak adına yapılandırılmış bir internet sayfası oluşturmak istedim. Bu internet alanı kişisel ilgi ve gereksiz birikimlerin toplanmasında kullanılmaktadır.